Akarsular

AKARSULAR, yeryüzünde ve yer al­tında belirli bir yatak içinde eğim bo­yunca sürekli ya da zaman zaman akan suların (ırmak, çay, dere, vb) genel adı. Akarsular yeryüzünde su döngüsünün önemli bir halkasını oluştururlar. Ok­yanus ve denizlerden buharlaşan su, atmosfer aracılığıyla yeryüzüne yağış olarak düşer. Yılda karaya düşen 100 bin km; suyun yaklaşık üçte biri akar­sular aracılığıyla denizlere ve okya­nuslara döner. Bu dönüş süreci bazen uzar (kar olarak düşen yağışın buzul­laşması, buzulann hareketi, erimesi, erimiş buzul sularının geniş kanallar, dereler, çaylarla denize varması gibi). Akarsular insanlara içme suyu, taşıma ve ulaşım, tarım ve sulama, avlanma olanakları sağlarlar.Bu yüzden, ayrı iki ülkede akan ırmakların kullanımı için anlaşmalar yapılır. Bu anlaşmaların bozulması savaşlara yol açabilir (İran- Irak Savaşı). Akarsular su toplama alanları (havza), akaçlama alanı, akış tutarı (akıttığı su oylumu, debi), yatak biçimleri, akış rejimleri (yol içindeki su miktarı değişmeleri), döküldükleri alan (bir başka akarsu, göl ya da de­niz) ve beslenmelerine göre sınıflandı­rılırlar.
Denize ulaşan akarsuların ana kolu ve yan kollarının su aldıkları alana havza denir. Bu tür havzaların akarsularının denize ulaşamayanları yer yer bataklık ve sazlıklar oluştururlar. Havzası en büyük akarsu Amazon Irmağı’dır (7 milyon km2). Yıllık akış tutarı 5.500 km3’ün üstünde olan Amazon, tüm dünya ırmaklarının toplam akış tutarı­nın beşte biri ölçüsünde su akıtır. Bir akarsuyun akıttığı su tutarı, havzasının ölçüsüyle birlikte, buharlaşma ve yağış oranına ve aktığı toprakların yapısına bağlıdır. Eğer buharlaşma oranı yağış oranından yüksekse akarsuyun akıttığı su azalacaktır. Aynı biçimde toprak geçirgenliği fazlaysa sızacak su oranı artacaktır (kireçtaşı alanlarda akarsu­yun toprak altına geçişi ve yer altından akmayı sürdürmesi bunun en tipik ör­neğidir). Akarsular aktıkları yüzeyde aşınma oluşturarak yatak açarlar. Ayrı­ca aşındırdıkları kum, taş, toprak gibi maddeleri taşırlar. Bu maddeler suyun akış hızı değiştiğinde çökelir. Bu çö­kelme, maddelerin büyüklüğüne göre olur: Kum ve çakıllar akarsu yatağına, mil de yatağın ilersine çökelir. Akarsu taştığındaysa iri maddeler ırmağa en yakın yerlere çökelerek kıyı boyunca sırtlar ve setler oluşturur, kimi zaman akarsu, taşıdığı çökeltiler yüzünden yatak değiştirerek kıvrımlı yataklar ve bir yerde birleşip sonra ayrılan birden çok yatak (örgülü yataklar) oluşturur­lar. Akarsuyun denize döküldüğü yer­de. taşıdığı döküntü ve aşınma madde­leri akarsu ağızlarında birikerek delta­ları oluşturur.
Akarsular yıllık akış düzenine (rejimi­ne) göre de sınıflandırılırlar: Yıl bo­yunca su taşıyan akarsular (sürekli akarsular), yılın belli dönemlerinde su taşıyan ırmaklar (dönemli akarsular). Sürekli akarsular beslenme biçimlerine göre sınıflandırılabilirler: Sularını bu­zullardan alanlar (buzul akarsuları: Ganj, Rhone Irmağı vb), yağmur suyu akarsuları (Thames), tropikal yağmur suyu akarsuları (Amazon), karla besle­nen akarsular (Tuna). Türkiye Akarsuları. Türkiye’de çok sayıda akarsu vardır (yalnız Doğu Ka­radeniz Dağlarının kuzey maçlarında, Hopa-Terme arasında ortalama 80). Bu akarsuların çoğu Türkiye sınırları içinde doğan ve ülke sınırları içinde denize dökülen ya da sona eren akar­sulardır (Kızılırmak, Yeşilırmak, Sa­karya, Gediz, Büyük Menderes, Sey­han, Ceyhan gibi). Fırat, Dicle, Aras gibi bazı akarsuların yukarı ve orta çı­ğırlarının bir bölümü, Meriç gibi bazı akarsuların da büyük bir kolu ve aşağı çığırı Türkiye topraklarındadır. Yalnız ağzı yurtdışında kalan akarsular da vardır (Çoruh).
Karadeniz ve Akdeniz bölgesi akarsu­ları ya denize koşut uzanan dağların doruklarından doğar ve dar, derin, dik yamaçlı vadilerden çağlayanlar oluştu­rarak kısa yoldan denize ulaşırlar ya da iç bölgelerin suyunu toplayıp bu dağları enine kesip boğazlar açarak de­nize ulaşırlar. İkinci tür akarsular (Ye- şilırmak vb) büyük akarsulardır. Ege Bölgesi akarsuları denize dik uzanan dağların arasında açtıkları vadilerden akarlar. İç bölge akarsuları (denize çı­kışı olmadığı için) kapalı havza akar­sularıdır. Türkiye topraklarının % 20′ sini oluşturan kapalı havzalar, İç Ana­dolu. Göller Bölgesi ve Van kapalı havzası olarak bölümlenir. İç Anadolu kapalı havzas’ında denize ulaşamayan akarsular yer yer göller ve bataklıklar oluşturur. Göller Bölgesi’nin toprak yapısı (karstik) bir yeraltı su ağı oluş­turur. Bu yeraltı akarsuları Akdeniz kı­yılarında dağ yamaçlarında toprak üs­tüne çıkarlar (Düden Çağlayanı vb). Van kapalı havzasının akarsularının çoğu Van Gölüne dökülür. Türkiye akarsuları rejim olarak: Yağışlı Akde­niz rejimli; yağışlı Karadeniz rejimli; kar ve buzla beslenen; yalnız gür kay­naklarla beslenen, göl ayakları (göller­den kaynaklanan), sel rejimli ve karma rejimli olarak da sınıflandırılabilirler. Türkiye’nin en uzun akarsuyu Kızılır­mak’tır (1.355 km, su toplama alanı 78.180 km2 ‘dir).

Leave a Reply