Mahmut yesari

Mahmut yesari (1895)-İstanbul (16.8.1945) İstanbul lisesinde okurken resme olan yeteneği dolayısıyla devlet hesabına avrupa´ya gidiyordu ki, birinci dünya savaşı çıktı. Mahmut yesari güzel sanatlar akademisi´ne gitti. Savaş bitince İstanbul´a döndü, basın hayatına atıldı. Geçimini kalemiyle sağladı, otuz yılı aşkın sürekli çalışması sonunda, yakacık sanatoryumu´nda veremden öldü. Çamlıca´da çakaldağı aile mezarlığında gömülü : önceleri gıdık, diken ve kelebek (1924 õ) dergilerine karikatürler çizdi, mizah yazıları yazdı, tiyatro eser ve eleştirileri (örn. Yarın dergisinde, 1921/22) kaleme aldı, romana geçti. Romancılıkta şöhretini ilkin çoban yıldızı (1925) ile sağladı. Sosyal ve sosyolojik sorunlara da değindiği romanlarında gündelik hayat sahnelerini açık, yalın bir dille ve ustalıkla yansıtmasını bildi, bazı romanlarının konularını sanat ve eğlence çevrelerinden aldı (bahçemde bir gül açtı, *su sinekleri, kırlangıçlar). Hikaye ve makalelerine en çok yedigün dergisinde rastlanır (1934 õ) : bize en az yirmi beş roman, yüzlerce hikaye, elliden fazla oyun bırakan yazarın, kitap olarak basılmış romanları ilk baskı yıllarıyla şunlardır: çoban yıldızı (1925), *çulluk (1927), pervin abla (1927), ak saçlı genç kız (1928), geceleyin sokaklar (1929), bağrıyanık ömer (1930), kırlangıçlar (1930), su sinekleri (1932), bahçemde bir gül açtı (1933), kalbimin suçu (1932), ölünün gözleri (1933), *tipi dindi (1933), sevda ihtikarı (1934), aşk yarışı (1934), bir kadın geçti (1934), kanlı sır (1935), yakut yüzük (1937), yakacık mektupları (hikayeler, 1938), dağ rüzgarları (1939), sağnak altında (1934) vb. : Kendi yazdığı, çevirdiği, uyarladığı 59 oyunu için baha dürder´in incelemesine bakınız: varlık dergisi, 1 eylül 1959 sayısı.

Leave a Reply